Bazı İnsanlar…

Bazı insanlar, mutlu olamazlar hiç…
Zengin olmak ister, her şeyim olsun ister, hayrım olsun şerrim olmasın isterler.
Bazı insanlar, para pul içinde olur, yine huzursuzdur; huzur ister, saadet ister…
Ölmekten korkar, on asır yaşasa bir gün daha ister…
Bazı insanlar, çok başarısızdır hayatta… Şansları dönmez, vurdukça vururlar dibe…
Bazı insanlara da, sanki Allah, “Yürü ya kulum” demiş yürümüş… Sırtı yere hiç gelmez…
Bazı insanlar, bir gram iş yapmadan, para kazanırlar işyerlerinde… Aldığı maaşı hiç hak etmezler…
Çok kötüdürler, yemedikleri halt yoktur, yine de yüzünüze bakabilirler utanmadan…
Bazı insanların yaptıkları, şeytanın bile aklına gelmez.

Bu yazımda, neden “bazı insanlar” ’dan söz ediyorum biliyor musunuz?
Çünkü “Bazı insanlar” sorunumuz git gide büyümekte…
Çünkü evde, iş yerinde, okulda, or’da, bur’da, şur’daki sohbetlerimizde “bazı insanları” çok duymuşuzdur…

Bazı insanlar…
Büyük bir tarikattırlar ve dünyaya musallat olmuşturlar…
Kötü mü kötüdürler, çirkin mi çirkindir her davranışları…
Her halt onlarda…
Sahtekarlık, düzenbazlık, aşağılık, ahlaksızlık, bencillik, kötülük…
Her ama her kötü şeyin sebebi onlardır…

Biz, bu “bazı insanların” neresindeyiz?
Elbette, tam karşısında…
Bazı insanların taşıdığı o kötü huy ve davranışların tam tersi mevcut bizde… Melek ve şeytan gibi bir şey…
Kendimizi bir kenara bırakır, hep onları konuşuruz. İyi bir şey mevzubahis olursa “biz” ‘i koyduğumuz yerden alır, “bazı insanları” elimizden bırakırız…

Şu kesindir ki “biz” daha iyi yaparız her şeyi “bazı insanlardan”…
Biz iyiyiz; her lafımız, attığımız her adım doğru… İyi olan her şeyi hak ederiz… Bundandır ki; karşılaştığımız kötü olan her şeye “Neden ben?” diye sorma gereği duyarız…
Kimseyi incitmeyiz mesela… İncittiysek hak etmiştir, müstahaktır…
Kimsenin hakkını yemeyiz biz, bazı insanlar gibi… Yediysek gözümüzden kaçmıştır… Ama “O da söyleseydi, hakkını savunsaydı” deriz… Haberimiz olmadı ya… Yine biz haklıyız…
Bizim tuttuğumuz takım kazanınca; “hak ettik”, rakip kazanınca; maç, masa başında kazanılmıştır…

Ah şu bazı insanlar…

Tılsımlıdırlar sanki… Bazen en yakın bir arkadaş; yüzü dönükken “biz”, sırtı dönükken “bazı insanlardan” olur.
Herkes onları destekler, onları sever, onlara değer verir…
Arkalarında çok büyük bir güç olmalı…
Biz, samimiyetimizle ağzımızla kuş tutsak yaranamayız, ama bazı insanların yağlı bir cümlesi çok daha itibar görür…
Biz araba, ev, yat, arsa, kat aldığımızda alnımızın teridir; Bazı insanlar alıyorsa, kesin temelinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır.

Dinle, ilimle, bilimle bir bağlantı kurulmaksızın “kişilik” meselesidir…

İşte “bazı insanlar” böyle bir tarikat, böyle bir topluluktur…

Her halt onlarda…

Biz her vakit, süte bandırılıp çıkarılan ak kaşık gibiyiz…

Halt etmiş atalarımız “Çuvaldızı kendine, iğneyi başkasına batır” diyerek…

Neden bize batıyormuş, durduk yere?

“Bazı insanlara” batsın her ikisi de…

Kötüyü ifşa edip, “Bakın, ben onun önündeyim” demektir bu teorinin özü…

İyiyi gösterip “Bakın, ben onun arkasındayım” diyebilenlerin oranını siz kıyaslayın.

İşte o kadar çoktur bazı insanlar…

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

You may also like...